Sitemizi Aktif Kullanmak İçin Üye Girişi Yapmalısınız
 Anasayfa
• RSS • Webmail
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
Güvenlik Kodu :
     
    Üye Olmak İstiyorum
    Şifremi Unuttum
Drama
Yaratıcı Drama
• Yaratıcı Drama
• Dramada Temel Kavramlar
• Dramada Teknikler
• Dramada Öğrenme ve Öğretme Süreci
• Drama ve Öğrenme Ortamlar
Eğitici Drama
• EĞİTİMDE DRAMANIN ÖZELLİKLERİ
• EĞİTİMDE DRAMANIN TEMEL BİLEŞENLERİ-ÖGELERİ VE TİYATRO İLİŞKİSİ
Psiko Drama
Sosyo Drama
Drama Teknikleri
Kurumsal Eğitim
Oyun ve Fiziksel Etkinlikler
• Oyun Nedir ?
• Oyunun İşlevi
• Oyunun Önemi
• OYUN’un Yararları
Broşürler
• Aktif Drama Broşür
E-Bülten
 Ad Soyad :  
 E-Posta   :
ekle    çıkar
ETKİNLİK TAKVİMİ
AKTİF DRAMA ANKET

Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?


Anket Sonuçları Yükleniyor. Lütfen Bekleyin ...

» Önceki Anket Sonuçları
İstatistik
Oyun ve Fiziksel Etkinlikler

OYUN VE FİZİKSEL ETKİNLİKLER

Çocukların yaşantılarını devam ettirebilmeleri için yeme, içme, uyuma vb. zorunlu ihtiyaçlarından biri de hareket etme ihtiyacıdır. Oysaki teknolojinin ilerlediği günümüzde çocuklar serbest zamanlarının büyük bir bölümünü tv video izleyerek; bilgisayar, internet, Play-Station ile sanal ortamlarda oynayarak geçirmektedirler. Çarpık kentleşme ve oyun alanlarından yoksun yerleşim yerleri, çocukların oyun oynama ve kendilerini ortaya koyma fırsatını engellemektedir. Okul ve dershanelerine servis araçları ile gidip gelen çocuklar yeterince hareket edememekte, diğer taraftan da eğitim sisteminde koşullar ağırlaşıp rekabet arttıkça eğitim öğretim için kullanılan zaman, çocuğun oyun zamanından çalmaktadır. Hareket etme ve oyun için yeterince zaman bulamayan çocuk, sağlıklı olarak yetişememe riski altındadır. Bu risk binlerce çocuk için düşünüldüğünde sağlıksız bir toplum görüntüsü ortaya çıkabilmektedir. İşte bu ihtiyacını en iyi şekilde ancak “Beden Eğitimi ve Oyun” karşılar. Beden Eğitimi ve Oyun çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimleri ile sosyal uyum ve duygusal olgunluklarını en üst düzeye çıkarmalarını sağlayan en önemli etmenlerden biri olarak değerlendirilmektedir.

Okullarda, hareket içeren beden eğitimi ve oyun öğretimi dersi, uygulanan seçme sınavı nedeniyle (OKS, ÖSS) ailelerin gözünde önemsiz bir ders anlayışından kurtulamamıştır. Beden eğitimi ve oyun öğretimi dersinin tek amacının eğlendirmek ve eğlence olmadığı bilinmelidir. Çocuk, beden eğitimi ve oyun uygulamalarında kendi çevresindeki araçları kullanabilir. Bu kullanım sırasında organlarını ve kaslarını kontrollü kullanmayı öğrenebilir. Dolayısıyla beden eğitimi ve oyunda öğrenilenler, çocukların yaşantısına transfer olabilirler.

Türkiye’de beden eğitimi ve spor etkinlikleri, gerek beden eğitimi derslerinde gerekse ders dışı etkinlikler olarak ilköğretim okulları, liseler ve hatta üniversitelerde yani her kademedeki okullarımızda uzun yıllardan beri yer almaktadır. Ancak, ilgili spor tesislerinin yetersizliği, alanında uzman öğretmen ve çalıştırıcının olmayışı, olanlara yeterli iş olanaklarının sağlanamayışı, araç gereç yetersizliği, beden eğitimi ders saatlerinin göstermelik oluşu, sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi derslerini yürütecek bilgi ve beceri ile donatılmamaları, beden eğitimi ve spor etkinliklerinin bireyin eğitimine katkısını en aza indirmektedir. İlk ve ortaöğretim kurumlarının büyük bir kısmında sağlıklı beden eğitimi ve spor dersinin işlenebileceği fiziksel ortam ve donanımların yetersiz olduğu söylenebilir. Beden eğitimi dersi için her öğretim kurumunun soyunma odaları, duş kabinleri ve amaca uygun araç gereçleri bulunan bir spor salonuna sahip olması gerektiği bilinmekte olup okullarda beden eğitimi dersinin diğer ders saatlerinin arasına sıkıştırılmış olarak verildiği de unutulmamalıdır. Ülkemizde sağlıklı beden eğitimi ve spor dersinin işlenebileceği fiziksel ortam ve donanımların büyük ölçüde yetersiz olduğu, özellikle de devlet okullarının birçoğunun bu imkândan yoksun olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla öğrencilere değişik iklim ve zemin koşullarında okul bahçelerinde veya ana bina içindeki büyük koridor ve kantin boşlukları; tavanı basık, kışları havalandırılamayan odalarda, beden eğitimi dersi yaptırıldığı görülmektedir. Günümüzde, beden eğitimi derslerinin saatleri azaltıldığı veya seçmeli konumuna getirildiği, teorik ders aralarına sıkıştırıldığı, yetersiz ve sağlıksız fiziksel koşullarda işlenmek zorunda bırakıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bütün bu olumsuzluklarla birlikte öğretmenleri de motivasyonunu kaybetmiş durumda ise, programlarda öngörülen ve öğrencilerde geliştirilmesi beklenen “Zihinsel, Duygusal ve Psikomotor” alanlardaki becerilerin ve uygun davranış değişikliklerinin kazandırılması hedefinin, bu şartlar altında amacına ulaşamayacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

OYUNUN ÇOCUĞUN GELİŞİMİNE OLAN ETKİLERİ

Oyun; çocuğun beden, ruh ve moral gelişimini sağlamanın yanında çocukta haz ve neşe yaratır. Toplum içinde iyi davranışlar ve alışkanlıklar kazandırır. Oyunun çocuğun çok yönlü gelişimine nasıl ve ne şekilde katkı sağladığı, izleyen başlıklarda verilmiştir,

Oyunun Çocuğun Fiziksel ve Psikomotor Gelişimine Olan Etkileri

Çocuk, hareketli oyun sırasında farkında olmadan bol oksijen alarak daha çok kanın pompalanmasını ve dokuların beslenmesini sağlar. Böylece kaslar gelişme olanağına kavuşur. Oyun sırasında bazı tekrarlamalarla kaslar hareketi ezberlemiş olur. Oyun sırasında çocuğun başarılı olması, onun kas gücü ile doğru orantılı değildir. Bunun yanında iradesi, cesareti, denemelerle elde ettiği becerileri ve buna benzer psikolojik durumlarını da göz önünde bulundurmak yerinde olur. Çoğunlukla beceri isteyen oyunlarda bazı çocuklar korkarak ve “Başaramayacağım.” diyerek oyuna katılmak istemezler. Bu tip çocuklar kendilerine güvenemediklerin- den başarısız duruma düşerler. Çocuğun psikomotor gelişimine olumlu etki yapacak birçok oyun, bu eksikliğini tamamlar. Bir örnek vermek gerekirse; körebe oyunu oynarken gözleri kapalı bırakın koşmayı; yürümeyi, ayakta durmayı zor başaran çocuklar bu oyun sayesinde zayıf olan iradesini ve koordinasyon yeteneğini güçlendirerek onun yapması gereken yürüme, koşma ve diğer oyuncuları yakalamayı başarabilir. Fiziksel gelişim ile sağlığı, ayrı ayrı düşünmek yanlış olur. Fiziksel gelişim, vücut ölçülerinin gelişmesiyle meydana gelir. Çocuklar hareket içeren oyunlarda; sürekli olarak koşmak, sıçramak tırmanmak, atlamak, itmek, sürünmek ve ikili mücadele etmek vb. etkinliklerle karşı karşıyadır. Bu hareketlilik çocuğun öncelikle solunum, dolaşım ve sindirim sistemini olumlu yönde etkilemektedir. Ayrıca duyu organları, sinir sistemi, algılama ve yorumlama özelliklerinin gelişmesini sağlamaktadır. Oyunların organizmaya etkileri incelenirken unutulmamalıdır ki, antropometrik kapasite, fonksiyonel kabiliyet ve sağlık bir bütün olarak etkilenir.

Özetle, oyun yolu ile fiziksel ve psikomotor gelişim sonucu olarak çocuklarda;

•     Büyük ve küçük kas grupları,

•      Solunum sistemi,

•     Dolaşım sistemi,

•     Kemikler, eklem yapıları ve tendonlar,

•     Bağışıklık,

•     Algılama, yorumlama, karar verme ve dikkat,

•      Sinir sistemi gelişir.

Organizmadaki bu sistemlerin gelişmesi kendini şu şekilde gösterir:

•     Kuvvet gelişimi,

•      Çabukluk gelişimi

•      Sürat gelişimi,

•     Dayanıklılık gelişimi,

•     Hareketlilik ve esneklik gelişimi,

•     Koordinasyon ve beceri gelişimi gerçekleşir.

Oyunun Çocuğun Sosyal ve Duygusal Gelişimine Olan Etkileri

Oyunun en önemli özelliklerinden biri de çocuğun sosyal ve duygusal yönden gelişimini sağlamasıdır. Çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi, onun bedensel ve zihinsel gelişimine ve yakın çevresiyle kurduğu ilişkilerine göre biçimlenir denebilir. Canlı ve hareketli çocuğun kendine özgü bir dünyası vardır. Oyunların temel amacı; oyun yolu ile çocuğun iç dünyasına girebilmek, onun duygularını tanıyabilmek ve onu iyiye, güzele götürebilmektir. Örnek verilecek olursa; oyunlar içerisinde hayvanlarla ilgili oyunlara yer vererek onların taklitleri yaptırılırsa, zaten hayvanlarla dostluk kurmayı seven çocuk; sevgi, koruma, yardım duygularını kolayca geliştirebilecektir. Birçok bilim adamı ve yazar, kişilik gelişmesinde oyunun çok önemli bir rolü olduğunu vurgulamaktadır. îleriki yaşlarda ortaya konan kişilik özelliklerinin, psikolojik yansımaların, çocuklukta oynanan oyunlar içerisinde şekillendiği ileri sürülmektedir. Sosyal gelişim ve duygusal gelişim birbirinden bağımsız değildir. Çocuk; toplumu, kuralları, meslekleri, gelenek ve görenekleri, iyi ve kötüyü, doğruyu yanlışı öğrenirken, yani sosyal olarak gelişirken, bu öğrendikleri kendi kişiliğini de şekillendirmektedir.

Oyunun Çocuğun Sosyal Gelişimine Olan Etkileri

Toplumsallaşmayı öğrenir (arkadaşlık kurma, saygılı davranma vb.). Toplumsal ortamdaki cinsel rolünü kavrar.

Başkalarının hak ve özgürlüklerine saygı göstermeyi öğrenir.

Kendi hak ve özgürlüklerini korur.

Yardımlaşmayı, paylaşmayı, dayanışmayı, birlikte çalışmayı öğrenir.

Görgü kurallarını öğrenir ve uygular.

Çevresindeki nesne ve canlıları korumayı, onlara zarar vermemeyi öğrenir. Önder ya da üye olmayı, kazanıp kaybetmeyi öğrenir.

Oyunun Çocuğun Duygusal Gelişimine Olan Etkileri

•      Duygusal tepkilerini denetim altına almayı öğrenir.

•      Çevredeki büyüklerin sürekli ilgisini beklemekten kurtulur.

•      Sorunlarından uzaklaşır, oyun yoluyla duygusal sorunlarını ortaya koyar.

•      Sevinç ve hoşlanma duyar.

•      Kendine güveni gelişir.

•      Güzel duyu (estetik) beğenisi gelişir.

•      Sevgi gereksinmesi sağlar.

Oyunun Çocuğun Zihin ve Dil Gelişimine Olan Etkileri

Oyun; çocuğun bedensel gelişimini, psikomotor gelişimini, duygusal ve sosyal gelişimini etkilediği gibi, zihin ve dil gelişimini de etkiler.

Çocuk; zihin ve dil gelişimini olumlu yönlerde etkileyen, düşünce gücünü artıran oyunları yeri geldikçe uygulamalıdır. Çocukların gördüğünü tanıyabilmesi, hafızasında tutabilmesi ve bunları adları ile sayabilmesi, işlevlerini bilmesi kolay değildir. Ancak bu çalışmalar oyun içerisinde işlenebilirse çocukta istek ve ilgi artacaktır. Çoğuna herhangi bir şeyi sözcüklerle anlatmaya, öğretmeye çalışmak, olumsuz sonuçlar verebilir. Bu nedenle seçilmiş oyunlar etkin araç olarak kullanılabilir. Bu konu bir örnekle daha iyi anlatılabilir. Konuşma yeteneğinin geliştirilebilmesi, çocuğa yaratıcı, yenilikçi bir kişilik kazandırılması, oyunda ortaya çıkan sorunları görmesi ve bunlara çözüm araması gibi nesnelerle ilişkisi olmayan, zihin gücüne ve dile ilişkin konularda da oyun etkin bir araçtır.

Masa üzerine konan birçok cismin ismini sayabilmesi, renkleri ile özelliklerini anlatması onun hem zihin hem dil gelişimini olumlu yönde etkileyebilecektir.

 Oyunun çocuğun zihin ve dil gelişimine olan etkileri şöyle sıralanabilir:

•     Sözcük dağarcığını geliştirir.

•     Düzgün cümleler kurma alışkanlığı kazanır.

•     Rahat konuşma ve düşüncelerini açıklama alışkanlığı kazanır.

•     Soru sormayı, yeni bilgiler edinmeyi, bilgilerini başkalarına aktarma yetisini geliştirir.

•     Nesneleri, araç gereçleri tanır, adlarını öğrenir, işlevlerini kavrar, kullanmayı öğrenir.

•     Eski deneyimlerine, bilgilerine, tasarımlarına, davranışlarına yenilerini ekler, kendini zenginleştirir.

•     Nesneler arasındaki ayrılıkları ve benzerlikleri, olaylar arasındaki ayrılıkları ve benzerlikleri kavramaya başlar.

•     Düşünme, algılama, kavrama, ikilem vb. zihin gücü gerektiren soyut yetenekler yönünden gelişme sağlar.(AÖF)

  » Oyun Nedir ?
  » Oyunun İşlevi
  » Oyunun Önemi
  » OYUN’un Yararları
    Drama Kursu ile günlük yaşamda yaşanılan durumlar taklit edilir ve bu olaylar zincirinde yaratıcı drama, tam anlamıyla yapar gibi görünmek anlamına gelir. Olaylar, durumlarve bağlantılar arasındaki ilişkiler öğrenilir. Eğitim sisteminde yepyeni bir kavram olmakla birlikte, amaçlı bir etkinlik olarak eğlenceli matematik, singapur matematiği ve zeka oyunları adeta gerçek hayatın provası ve yaşam felsefesidir. Aynı zamanda Mental Aritmetik Eğitimi ile kavramlar bilgisi gelişerek kolay öğrenmenin yolları bulunmaktadır.
* Katılımcılara Üniversite Onaylı Sertifika Verilecektir.
** Bu Sertifika 2010 / 49 Ders Dışı Egzersiz Yönergesine Uygundur.
Tüm Hakları Saklıdır 2013 AKTİF DRAMA info@akademiegitimdanismanlik.com.tr